|
Kadının Boşanma Yetkisi
Bakara Suresinin boşanma ile ilgili 228. ayetinin sonu şöyledir:
Mâruf ölçüler içerisinde o kadınların erkekler üzerindeki hakkı,
onların bunlara karşı olan hakkına denktir. Erkeklerin onlara karşı bir
dereceleri vardır. Allah azizdir hâkimdir." (Bakara 2/228)
Ayetlerde talak, hul' ve iftida kararı diye üç ayrı boşanma şekli hükme
bağlanmıştır. Talak, erkeğin tek taraflı kararı ile yaptığı boşamadır.
Talâkın geçtiği ayetlerde kadına yetki verilmemiştir. Talakta bulunan
erkeğin, eşine verdiği mehirden ve diğer mallardan bir şey alamaması
(Bakara 2/229), kadının bekleme süresi (iddet) bitinceye kadar onunla
aynı evi paylaşma mecburiyeti ve süre bitinceye kadar yine tek taraflı
kararı ile talaktan vazgeçme hakkı (Talak 65/1-2) boşanmanın önüne
konmuş tabii engellerdir.
Hul', evliliği yürütemeyeceklerine kanaat getiren kadın ile erkeğin,
karşılıklı anlaşmalarıyla evliliğe son vermeleridir. Burada istek daha
çok kadından geldiği için kadın evlenirken aldığı mehirden kocasına
vermesi gerekir. Buna hul' bedeli denir.
Üçüncüsü iftidâdır. İftidâ, şartları gerçekleşdiği taktirde kadının tek
taraflı iradesiyle evliliğe son vermesidir. Bakara Suresinin 229.
ayetinde şöyle buyurulur:
"Karı-kocanın Allahın hududunu yerine getiremeyeceklerinden siz
korkarsanız kadının fidye vermesinde her eşe de bir günah yoktur."
Evliliğin yüklediği sorumlulukları yerine getirememe korkusuna kapılan
kadın, durumu yetkili makama bildirir. Çünkü ayetteki ..siz
korkarsanız... ifadesi bunu gerektirir. Bu korkunun tespitinden
sonra kadına iftidâda bulunabileceği bildirilir. Bundan sonra ister
iftidâ da bulunarak evliliğe son verir, isterse evliliğe devam eder.
Hudud, iyi geçinme ve nikah haklarını yerine getirmedir. Bunları yerine
getirip getirmediğinin ispatı değil, yerine getiremeyeceğinden
korkulması esastır.
Hz. Peygamberin uygulaması ile konu, şüpheye mahal bırakmayacak şekilde
açıklığa kavuşmuştur. Malikin rivayet ettiği hadisi Şâfiî Ebu Dâvud,
Tirmîzî, Nesâî ve İbn Mâce tahric etmiştir. İbn Huzeyme ve İbn Hıbban da
sahih olduğunu söylemişlerdir[1].
Amradan gelen rivayete göre Sâbitin eşi olan Habibeyi Peygamber alaca
karanlıkta kapısının önünde bulur ve ne olduğunu merak edip durumunu
sorar. Habîbe eşi Sâbitle bir arada bulunmasının mümkün olmadığını
evliliğe devam edemeyeceklerini söyler. Sâbit geldiğinde Rasûlullah ona:
İşte Habîbe. Söyleyeceğini söyledi. der. Habîbe: Sâbitin verdiği her
şeyin yanında olduğunu ifade eder. Rasûlullah Sâbite onu ondan almasını
emreder. Sâbit, Habibeye verdiğini alır ve Habîbe ailesinin yanına
döner.
Talâkın gerçekleşmesi nasıl kadının onayına bağlı değilse iftidânın
gerçekleşmesi de kocanın onayına bağlı değildir. Koca evliliğe son
vermek istediğinde bunu, bir yetkili makama başvurmadan yapabilir.
Kadının evliliği sona erdirme kararı ya karşılıklı rıza ile ya da hâkime
veya hakeme başvurarak gerçekleşmektedir. İşte erkeklerin kadınlara
karşı dereceleri budur.
Aşağıda KADININ BOŞANMA YETKİSİ konusunda Fatma YILDIZ
GÜLLÜOĞLU'na yaptırdığımız bir yüksek lisans tezi vardır. Konu ile
ilgili geniş bilgi edinmek isteyenler tezden faydalanabilirler.
Prof. Dr. Abdulaziz BAYINDIR
--------------------------------------------------------------------------------
[1] Ahmed Abdurrahman el-Benna, Fethur-rabbâni li tertîb-i müsned-i
Ahmed b. Hanbel eş-Şeybâni, XVII/16 (Hadisi Muhammed ibn Seleme ibn
Kâsımdan, o Mâlikten, o Yahya b. Saidden, o Amra binti
Abdurrahmandan nakletmiştir).
--------------------------------------------------------------------------------
Busayfanın
Hazırlanmasında
www.suleymeniyevakfi.org Adresinden
Yararlanılmıştır...
www.cileweb.net |